1994 Dünya Kupası: Baggio ayakta öldü, Brezilya şampiyon oldu!

1994 Dünya Kupası: Baggio ayakta öldü, Brezilya şampiyon oldu!
1994 Dünya Kupası, futbol tarihinin en unutulmaz turnuvalarından biri olarak kabul edilir.

Amerika Birleşik Devletleri'nin ev sahipliği yaptığı organizasyon, bir yandan futbolun ABD'de büyümesini sağlarken diğer yandan dramatik hikayeleri, yıldız oyuncuları ve hafızalara kazınan finaliyle tarihe geçti.

Turnuvanın sonunda kupayı Brezilya kazanırken, final gecesi en çok hatırlanan görüntü ise Roberto Baggio'nun kaçırdığı penaltının ardından ayakta donup kalması oldu. Futbol dünyası bu anı yıllarca "ayakta ölen adam" olarak anlattı.

Gelin Amerika'nın sıcağında oynanan bu tarihi turnuvayı tekrar hatırlayalım...



Amerika, Dünya Kupası ile tanışıyor

1994 Dünya Kupası, 17 Haziran-17 Temmuz tarihleri arasında ABD'de düzenlendi. Turnuva o güne kadar en yüksek seyirci ortalamasına ulaştı ve futbolun Amerika kıtasındaki etkisini ciddi biçimde artırdı. Özellikle Los Angeles'taki Rose Bowl Stadı, New York'taki Giants Stadyumu ve Chicago'daki Soldier Field gibi arenalar unutulmaz maçlara sahne oldu.

Turnuvanın yıldızları arasında Romario, Bebeto, Roberto Baggio, Hristo Stoichkov ve Gheorghe Hagi vardı. Özellikle Bulgaristan'ın yarı finale kadar yükselmesi ve Romanya’nın etkileyici futbolu turnuvanın sürpriz hikayeleri oldu.

Brezilya, teknik direktör Carlos Alberto Parreira yönetiminde daha kontrollü ve savunma güvenliği yüksek bir oyun oynuyordu. Önceki yılların sambacı, aşırı hücumcu Brezilya'sından biraz farklıydılar. Orta sahada Dunga ve Mauro Silva'nın sertliği, ileride Romario’nun bitiriciliğiyle birleşince takım adım adım finale yürüdü.

İtalya ise turnuvaya kötü başlamıştı. Grup aşamasında zorlanan takım, sonrasında adeta Roberto Baggio'nun omuzlarında yükseldi. Nijerya’ya karşı son dakikada attığı gol ile uzatmalarda galibiyeti getiren golü, İspanya karşısındaki büyüleyici performansı ve Bulgaristan'a attığı iki gol, İtalya'yı finale taşıdı. Pek çok futbol yorumcusu, Baggio'nun 1994 performansını "tek başına taşınan bir final yürüyüşü" olarak tanımladı.



Rose Bowl'daki golsüz düello: Brezilya - İtalya finali

17 Temmuz 1994 günü California'daki Rose Bowl Stadı'nda yaklaşık 94 bin kişi tribünlerdeydi. Bu, Dünya Kupası tarihinin en büyük finallerinden biriydi. Ancak futbolseverlerin beklediği gösterişli hücum futbolu yerine son derece gergin, sert ve temkinli bir mücadele yaşandı.

Maç boyunca Brezilya topa daha fazla sahip olan taraftı. Romario ve Bebeto zaman zaman tehlike yaratsa da İtalya savunmasında Franco Baresi ve Paolo Maldini kusursuza yakın oynadı. İtalya ise hücumda büyük ölçüde Roberto Baggio'ya bağımlıydı. 

120 dakika boyunca gol çıkmadı. Böylece Dünya Kupası finali tarihinde ilk kez şampiyon penaltılarla belirlenecekti.



Penaltılar ve futbol tarihinin en acı anlarından biri

Seri başladığında ilk büyük şok İtalya kaptanı Franco Baresi'den geldi. Deneyimli savunmacı topu üstten auta gönderdi. Brezilya da Marcio Santos’un kaçırdığı penaltıyla avantajı hemen kaybetti.

Ardından Albertini, Romario, Evani, Branco ve Dunga gollerini attılar. Brezilya 3-2 öne geçtiğinde sıra Roberto Baggio'ya geldi.

Aslında Baggio o turnuvanın kahramanıydı. İtalya'yı finale taşıyan isimdi. Üstelik kariyeri boyunca penaltılarıyla ünlüydü. Ama Rose Bowl'daki o birkaç saniye, futbol tarihinin en dramatik anlarından birine dönüştü.

Baggio topun başına geçti. Kaleci Claudio Taffarel çizgide bekliyordu. Baggio vurdu… top üstten auta çıktı.

Ve o anda her şey bitti...



En ikonik kare

Brezilyalı oyuncular sevinç içinde sahaya koşarken Roberto Baggio olduğu yerde kaldı. Başı önde, elleri belinde, hareket etmeden… O görüntü futbol tarihinin en ikonik karelerinden biri haline geldi.

Aslında İtalya sadece Baggio yüzünden kaybetmemişti. Franco Baresi ve Daniele Massaro da penaltı kaçırmıştı. Ancak turnuvanın yıldızı olduğu için bütün acı onun omuzlarına yüklendi.

Yıllar sonra Baggio o an için şu sözleri söyledi: "İçimde bir şeyin öldüğünü hissettim."

Futbol bazen bir kahramanı birkaç saniye içinde trajik bir figüre dönüştürebiliyor. Roberto Baggio'nun 1994 finalindeki hikayesi bunun en büyük örneklerinden biri oldu.

İtalyanlar, oynadığı döneme damga vuran "Kutsal at kuyruğu" lakaplı Baggio'nun o an yaşadığı üzüntüye dair şöyle der:

"Socrates zehirlenerek, Nietzsche halüsinasyonlar görerek, Baggio ise ayakta öldü."



Candaş Aşık - beinsports.com.tr